Hayat Bilimi

Kendini Yarat Ve Yaşa - 4. Hemen Şimdi



Şimdi,

ilginç bir kelime; hem geçmiş (Otobüs şimdi gitti, kaçırdın.), hem şu an (Şimdi söyle ne söyleyeceksen!), hem de gelecek (Bizimkiler şimdi gelir.) anlamında kullanılabiliyor. Bu geçmiş veya gelecek çok uzakta değil tabi, belki 3-5 saniye, belki 3-5 dakika bilemedin 1-2 saat.

Mutluluk, zenginlik, rahatlık, sağlık, başarı ve diğer bir çok insani arzularımız hakkında konuşurken ise en az kullandığımız kelimelerden birisi de yine şimdi.


Daha çok ‘hele bir’ (gelecekte bir zaman) ve ‘keşke’ lerle (geçmişte bir zaman) tarif ederiz bu arzularımızı. Keşke sigarayı bıraksaymışım, hele bir zengin olayım…

Şimdi zenginim, şimdi rahatım, şimdi sağlıklıyım, şimdi mutluyum, şimdi başarılıyım demek biraz daha abes geliyor kulağa.

Önce ve Sonra

Hayatımıza önce ve sonraların şekil vermesine çok alıştık, öyle alıştık ki belki de başka türlü nasıl olabileceği konusunda düşünmüyoruz bile. İnsan bebekken sadece şimdide yaşıyor. Açsan ağla, yorgunsan uyu, dün ne yaptıysan unut, yarın ne yapacağın ise zaten muamma. Daha sonra çocukluğa geçişte hem şimdi hem de geçmişi düşünüyoruz. Anılarımız benliğimizi şekillendiriyor, geçmişten dersler çıkartıyoruz. Fakat gelecek hala yok, en fazla hafta sonu sinemaya gidelim yada maç yapalım gibi planlar var.

Ve yetişkinlikte, gelecek kavramı gelişmeye başlıyor. Okul bitince ne olacak, şu işte biraz dişimi sıkayım da 2-3 seneye görürüz, 30 sene sonra emekli olunca ne yapacağım demeye başlıyoruz.

Yaş ilerledikçe, benliğimizi geçmişe ve geleceğe doğru giderek uzatmaya başlıyoruz. Bilmemkaç yıl önce bilmemkime dediğin (veya demediğin) bir laf gece uykularını kaçırırken, bilmem kaç yıl sonra para biriktirip alacağın ev rüyalarını süslüyor. Benliğin de bu geçmiş ve gelecek arasında uzarken aynı lastik gibi inceliyor ve şimdiye kalan kısım da azaldıkça azalıyor.

Bu yüzden Pazartesi günü başlanacak diyetlere hiç bir zaman başlamıyorsun, çünkü Pazartesi geldiğinde o günde olmuyorsun. Ya geçen Cumartesi yada haftaya Pazartesiyi yaşamaya çalışarak, o gün gelince ne olabileceğini yada ne yapman gerektiğini, ya da keşke ne yapmış olsaydını düşünüyorsun.

Şimdiye ayıracak zamanımız yok. Kahvaltı ederken akşam ne yesek diye düşünüyoruz, ağzımıza attığımız peynir ve domatesin lezzetini alamadan bir bakmışız masayı topluyoruz. Araba alırken ikinci eli kaça gider diye hesaplıyoruz. Şimdi çok çalışayım, sonra rahat ederim diyoruz ve o sonra bir türlü gelmeyince de giderek daha mutsuz oluyoruz.

Kendini yaşamak için öncelikle YAŞAMAN gerekli. Ve yaşayabileceğin sadece tek bir gerçeklik var, o da şimdi. Geçmişteki hatalardan ders çıkarmak veya başarıları tekrarlamak tabiki ki gerekli yoksa ilerleme ve gelişme olmazdı. Geleceğe dönük plan yapmak ve hedefler koymak da yine aynı sebeple gerekli.

Fakat hayatı bu eski anılara ve ileriki planlara indirgeyip, bu günü sadece yarına ulaşmak için geçirmen gereken bir süre hatta bir engel olarak görmek; değerli hayatını boşa harcamaktan başka bir şey değildir.

Gelecekle ilgili hedefin ne olursa olsun, geleceği bilemezsin. O yüzden ne yapacaksan şimdi yap, ne hissedeceksen şimdi hisset, ne isteyeceksen şimdi iste. Çünkü yarın geldiğinde ve sen onu yaşarken, senin için o gün yine şimdi olacak.

Bu Blogda Ara

Çok Okunanlar

r2d3 Dergi. Blogger tarafından desteklenmektedir.