Hayat Bilimi

O, sizin aradığınız koca mı?


Erkek arkadaşınızla evliliğe ilerliyorsunuz. Peki, acaba evliliğinizin sonsuza kadar süreceğini ve onun sizi hep mutlu edeceğini bilmek mümkün mü? Evet! Bir erkeğin evlenmek için doğru kişi olup olmadığını anlamanın ve yanlış partneri seçme olasılığınızı azaltmanın bazı yolları var.


Mutlu bir evlilik sürdürdüğünü düşündüğümüz isimlerin birer birer boşanması artık bizi şaşırtmıyor. Peki, nasıl oluyor da bir kadın tüm arkadaşları ve ailesinin önünde sonsuza kadar evli olacağını taahhüt edip sonrasında yanıldığını keşfediyor?

Yeni yapılan bir araştırmaya göre, evli kadınların üçte ikisi kötü bir seçim yapmış olmaktan şikâyetçi ve bundan dolayı boşanıyor. Uzmanlara göre bu kötü kaderden kurtulmak mümkün. Michigan Üniversitesinde sosyoloji profesörü olan Terri Orburch "Bir erkeğin evlenmek için doğru kişi olup olmadığını anlamanın ve yanlış partneri seçme olasılığınızı azaltmanın bazı yolları var" diyor ve şöyle devam ediyor;

"Bu unsurları dikkate aldığınız takdirde aynı değerlere sahip olduğunuzu ve yanlış yapıp yapmadığınızı anlayabilirsiniz." Erkek arkadaşınız hayatınızın aşkı mı? Gelecekteki eşiniz o mu? Bunu saptamak, aşağıdaki altı faktöre dikkat ettiğiniz takdirde, sizin elinizde.


1) GEÇMİŞİNİ GÖRMEZDEN GELMEYİN

Sevgilinizin geçmişinde sizi rahatsız eden bir şeyler mi var? Daha önce yaptıklarını tekrarladığı takdirde buna dayanıp dayanamayacağınıza karar vermeniz çok önemli. Çünkü eski alışkanlıkların geri gelmesi maalesef sıklıkla yaşanan bir durum.

Orbuch' a göre; bir erkeğin gelecekteki tavırlarını tahmin etmenin en güzel yolu geçmişe bakmaktan geçiyor. Eğer ilişki geçmişinde çıkara dayalı ilişkiler ve sorunlu sevgililer varsa, onu değiştirecek mükemmel kadın olduğunuzu düşünmek size çok cezbedici gelecektir. Ama bir erkeğin birden fazla ilişkide başarısız olması, bunun gelecekte de devam edecek bir sorun haline geldiğini gösterir. Cicim ayları dediğimiz ilk dönemde size çok iyi davranırken, bir süre sonra eski günlerine dönüş yapabilir.

İnsanlar tabii ki değişebilir ama önce bazı şeyleri anlamanız gerekiyor: Size göre çok aşağılık davrandığı o günler hayatının o dönemine mi özeldi, yoksa o zamanki alışkanlıkları kişiliğine işledi ve hâlâ derinlerde bir yerde mi saklanıyor? Orbuch, bunu anlamak için ona, bir ilişkide hangi davranışların güveni yıktığını sormanızı ve beklentilerinizi anlatmanızı tavsiye ediyor.

Eğer geçmişte yaptıkları evlilik anlayışınıza ters geliyorsa, bunu ona hemen söyleyin... Geçmişteki davranışının sebebini sorun. Eğer söyledikleri şu anda geçerli olan bazı koşullara uymuyorsa (örneğin üniversiteden arkadaşlarıyla birlikte yaşadığı o dönemde çok fazla partiliyor olabilir), bunun geçici bir şey olduğundan emin olabilirsiniz. Ama geçmişteki kötü hareketlerini tetikleyen şeyler evlendiğinizde de ortaya çıkabilecek şeylerse (örneğin stresli olduğu dönemde geceleri kendini dışarı atması), bundan hiçbir zaman vazgeçmeyecek demektir.

2) İSTEDİĞİNİZ ŞEYİ İTİRAF EDİN

Erkek arkadaşınızın yemekten çok hoşlanması veya çok güzel giyinmesi hoşunuza gidiyor olabilir. Bu, kesinlikle güzel bir haber. Sadece daha önemli bazı özellikleri göz ardı etmediğinizden emin olmanız gerekiyor.

Lombardo "Müşterilerimden, içinde küçük bir dairenin olduğu büyük bir daire çizmelerini istiyorum. Sonra küçük daireye bir eşte aradıkları dini ailevi ve parasal temel birkaç özelliği yazmalarını rica ediyorum. Büyük daireyi ise 'Olsa iyi olur' gibi şeylerle dolduruyorlar. Küçük dairedeki tüm özelliklere ve dışarıdaki özelliklerden birkaçına sahip bir erkekle birlikte olmalısınız. Aksi halde bu ilişki yürümez" diyor.

Evlenmeyi düşündüğünüz erkeğin genel özelliklerine bakıp olumsuz olanlarına odaklanın. Bunlarla başa çıkabileceğinize inanıyor musunuz? Örneğin rehber olarak çok başarılı bir kariyere sahip olduğunu düşündüğünüz halde, işi gereği çok fazla seyahat ediyorsa kendinize şu soruyu sorun: Başarılı olması, yokluğunu telafi edecek mi? Çok fazla arkadaşınız varsa, bu durum çok fazla problem yaratmayacaktır. Ama en sevdiğiniz şey, sevgilinizle koltukta yayılıp televizyon seyretmekse, onun devamlı şehir dışında olduğu bir ilişkide mutlu olmazsınız.


3) ONU OLDUĞU GİBİ GÖRÜN

Sevgilinizin doktora yaptığını ve gelecekte CEO olmayı hayal ettiğini düşünün. Peki, bu eğitimden arda kalan tek şey, yıllar içinde birikmiş öğrenci kredileri olursa kendinizi mutlu saymaya devam eder misiniz?

Yazar ve çift terapisti olan Jennnifer Gauvain "Gelecekte olmasını hayal ettiğiniz erkekle değil, şimdi birlikte olduğunuz erkekle evleneceğinizi unutmayın. Tutkulu oluşu sizi çok etkilemiş olabilir. Ki tutku zamanla değişen bir kişilik özelliği değildir. Ama kesinlikle finansal sonuçlar veya potansiyel bir kariyer peşinden gitmemelisiniz" diyor.

Diğer insanların onun yetenekleri konusunda sizin kadar mutlu olmayabileceği olasılığını da hatırınızda tutmalısınız. Orbuch, bunun önemini şöyle vurguluyor: "Beklentileriniz ve elinizde olanlar arasındaki fark, zaman içinde evliliği bitişe götüren en önemli sebeplerden biri olarak karşınıza çıkabilir."

Para konusu evlilik için bir numaralı önceliğinizse, belki de frene basmanız gerekiyordur. Gauvain'e göre, finansal güvenlik konusundaki hassasiyet kadınların yanlış erkeklerin peşinden gitmesine sebep oluyor.

Çoğu kadın, sırf maddi konularda kendisini düşündüğü ve ortak bir hesabın onları kurtaracağına inandığı için evlenmeyi düşündüğünü itiraf ediyor. Lombardo, mutlu olmayan pek çok zengin çift olduğu konusuna da dikkat çekiyor.

4) AİLESİNE DİKKAT EDİN

Eşinizin ailesiyle de evlendiğinizi unutmayın. Eğer, ailesiyle yakınsa, bu daha da önem kazanıyor. Yolun başında onları göz ardı edebiliyor olsanız da, evlendiğiniz andan itibaren ailesinin hayatınızda büyük bir rol oynayacağını kabul etmelisiniz. Bu insanlar sadece düğününüze katılmakla kalmayacaklar. Gelecekteki tatillerinizde bulunacak, çocuğunuz olduğunda hasta neye gelecek ve hatta sıklıkla evinizde yemek yiyecekler!

Gauvain "Birbirinizin ailelerini sevmek zorunda değilsiniz ama onları hayatınıza ne kadar dahil edeceğinize birlikte karar vermelisiniz" diyor ve "Aile geleneklerini dikkatle inceleyin ve ne sıklıkta görüştüklerini ve nasıl iletişim kurduklarını izleyin" diye tavsiyede bulunuyor.

Sizin aileniz her pazar akşamı birlikte yemek yerken, onun kiler sadece bayramlarda bir araya geliyorsa, bu durum ileride sorunlara yol açabilir.

Bunları göz ardı etmekten kaçının ve birlikte ortak bir noktada buluşmaya çalışın. Orbuch, beklentilerinizi ortaya döktüğünüzde kendinizi neyin içine soktuğunuzu daha iyi anlayabileceğinizi söylüyor. Ailesiyle her zaman yüz yüze değilseniz sorun yok demektir. En önemlisi herhangi bir anlaşmazlıkta eşinizin onları sizden önde veya size eşdeğer tutmaması gerekir.

5) BİR KIVILCIM YOKSA BOŞ VERİN

Bütün paylaşılanların ışığında, en önemli gerçek olan aradaki kıvılcımı atlamamalısınız. Gauvain "Ekonominin böylesine belirsiz olduğu bu dönemde, kadınların heyecandan çok istikrarı tercih etmesi çok normal. Ama bir ilişkiyi devam ettirmek için kimyaya ihtiyacınız var" diyor.

Yıllardır birlikteyseniz, kapıdan girdiğiniz anda birbirinizin üstüne atlamıyor olabilirsiniz. Ama üzerinizdeki kıyafetleri biran önce çıkarmak istediğiniz zamanlar da olmalı. Lombardo, başarılı bir evlilik yapmanın sırrının birbirinizin en iyi arkadaşı olmaktan geçtiğini söylüyor.

Seks hayatınızın güzel olması problemlerin yok olmasını sağlamaz ama ilişkinin zorlu zamanlarında yumuşatıcı etken olabilir.

6) KAFAYI EVLİLİĞE TAKMAYIN

Gauvain, "Kadınlar, evlenme yaşını geçtiklerini hissettiklerinde, kendileri için 'doğru olabilecek' bir erkekle evlenmeyi kabullenirler ve zaman kaybetmekten korktuklarından, normalde birlikte olamayacakları erkeklerin peşinden giderler" diyor.

Bu hataya düşmemek için, daha genç olsaydınız yine onunla beraber olur muydunuz diye sorun. Çok güçlü bir şekilde 'Hayır!' diyemiyorsanız, ne için yüzük taktığınızı belirleyin: Çünkü evde kalma korkusu uzun yıllar mutsuz olmanıza yol açabilir.

Bu Blogda Ara

Çok Okunanlar

r2d3 Dergi. Blogger tarafından desteklenmektedir.