Hayat Bilimi

ÖFKE KONTROLÜ



Psikologlara göre yüksek düzeyde öfke yaşayan kişiler öfkelerini kontrol altına alamıyorsa, mutlaka bir uzmana danışmalı. Danışman aracılığıyla bu kişilerin öfkesi, 8-10 hafta içinde orta düzeye inebiliyor.
ÖFKE KONTROLÜ
Öfke kontrolü, öfkeyi doğru ifade edebilmektir. Öfke yönetimi programlarının ya da çalışmalarının amacı, öfke duygusunun tamamen ortadan kaldırılması değil; öfkenin neden olduğu duygusal ve fiziksel uyarılmanın azaltılabilmesi için teknikler gösterilmesi ve böylelikle öfkenin kişilere ve çevrelerine ilişkin etkilerini nasıl kontrol edeceğini öğretmektir.

Uzman Psikolog Hülya Kökdemir, doğru ifade edilmeyen öfkenin yol açtığı fiziksel problemler arasında baş ağrısı, mide rahatsızlıkları, solunum problemleri, cilt problemleri, böbrek fonksiyonlarında problemler, artrit, sinir sistemi rahatsızlıkları, dolaşım sorunları,  varolan fiziksel rahatsızlıkların kötüleşmesi, duygusal rahatsızlıklar ve intiharın bulunabileceğini belirtiyor.
ÖFKE KONTROLÜ TEKNİKLERİ
1. NEFESİNİZE KONSANTRE OLUN
Öfkenizi kontrol altında tutabilmek için kullanabileceğiniz tekniklerden biri nefesinizi kontrol etmektir. Diyaframınızdan karnınızı dolduracak kadar derin nefesler alın ve yavaş yavaş verin. Nefes alıp verdiğinizde göğsünüz değil, karnınız şişmelidir. Bu arada kendinize ”gevşe” veya ‘’sakin ol” deyin. İçinizden 10′a kadar yavaş yavaş sayın. Yavaşça gerilen kaslarınızı gevşetmeye çalışın.
2.SİSTEMATİK GEVŞEYİN
Öfkelendiğinizi hissettiğiniz zaman gözlerinizi kapatın ve gerginliğinizi bırakın. Nefes almaya konsantre olun; burnunuzdan bütün ciğerlerinizi dolduracak kadar derin bir nefes alın ve ağzınızdan verin. Bunu üç kere tekrar ettikten sonra vücudunuzu dinleyip öfkenin tamamen geçip geçmediğini kontrol edin. Bedeniniz rahatlamış ve öfkeden arınmış ise gözlerinizi açın.
3.SİNİRİNİZ ÖFKEYE DÖNÜŞMESİN
Öfke kontrol teknikleri üzerinde uzman olan Dr. Lyle Becourtney’e göre stres öfkenizin çok önemli tetikleyicisidir. Stres veya baskı hissediyorsanız, bunu öfkeye geçmeden önce tanımalı, azaltmalı ve tamamen durdurmalısınız. Zor durumlarla başa çıkabildiğinizi gördüğünüz zaman kendinizle gurur duyacaksınız.
4.EMPATİ KURUN
Bu kontrol yöntemi ile empati kurma ve öfke yönetimi arasındaki ilişkiye odaklanmalısınız. Öfke duyduğunuz kişinin/kişilerin yerine kendinizi koymaya çalışın. Kendinize farklı bir perspektiften bakmaya çalışmak öfkenizi azaltacaktır.
5.KENDİNİZE SORULAR SORUN
Bu yöntem ile öfkelenmenize yol açan düşünce kalıplarınızın farkına varmış olacaksınız. Kendinizle yapacağınız bu konuşmada; öfkenizin gücüne, öfkenize ne kadar süre tutunduğunuza ve öfkenizi nasıl ifade ettiğinize odaklanmış olursunuz. Öfkelenmeden önce neler düşündüğünüzü hatırlamaya çalışın. Öfkelendiğiniz anda kendinize ”Aslında neye kızgınım?”, ”Sorun ne ve kimin sorunu?”, ”Kimin neden sorumlu olduğunu nasıl ayırt edebilirim?”, ”Kızgınlığımı kendimi güçsüz ve çaresiz hissetmeme yol açmadan, savunmaya veya saldırıya geçmeden nasıl ifade edebilirim?” sorularını yöneltebilirsiniz.
6.BEKLENTİLERİNİZİ TEKRAR DEĞERLENDİRİN
Öfkelenmenin en önemli sebeplerinden biri de alınan sonucun beklentileri karşılamamasıdır. Elinizdeki verileri tekrardan gözden geçirerek hem bunun sebebini öğrenmiş hem de öfkelenmenizi engellemiş olursunuz. Sonuç ve beklentileriniz örtüşmediği zaman oluşan içerleme duygusu da öfkeyi tetikler ve içerleyen kişiye zarar verir. Bu durumda kendinizi korumaya devam ederek, affedebilir veya en azından durumu kabullenmeyi deneyebilirsiniz.
7.AKUPUNKTUR
Bilimsel Akupunktur ve Regülasyon Derneği Onursal Başkanı Dr. Hüseyin Nazlıkul, doğada nasıl ki gece-gündüz gibi zıtlıklar dengesi varsa insan vücudunda da böyle zıtlıklardan oluşan bir denge sistemi olduğunu ve bu sisteme ”yin” ve ”yang” dengesi dendiğini belirtiyor. Stres ve öfke bu dengenin bozulmasına neden oluyor. Akupunktur ile bozulan denge sistemi hem düzeltilebilir hem de kuvvetlendirilebilir.





Bu Blogda Ara

Çok Okunanlar

r2d3 Dergi. Blogger tarafından desteklenmektedir.