Hayat Bilimi

Zamanla yarışmak yerine yavaşlayın!


Sürekli aceleniz mi var? Zamanla mı yarışıyorsunuz? Bu telaş durumununun sizi yorgun, stresli yapabileceği gibi isteksizlik, kilo kaybı gibi sıkıntılar da yaratacağını biliyor muydunuz?

Araba kullanıp ‘bir yandan da’ makyaj yapanlar (çünkü evden aceleyle çıkılmıştır ve hemen işe yetişilmesi gerekiyordur) veya televizyonda haberleri izlerken ‘bir yandan’ bilgisayardaki işlerini halledenler (çünkü bilgisayardaki kişisel işlere ayıracak başka vakit yoktur) veya ev alışverişini yaparken ‘bir yandan da’ telefondan atması gerek mesajları atanlar… Kısacası sürekli ‘bir yandan da’ şeklinde yaşayanlar.

Bu modern çağ hastalığından kurtulmanın vakti geldi. Sürekli acele etmek, telaş halinde olmak ufak bir detay gibi gözükse de; yorgunluk, stres, kilo kaybı, cinsel isteksizlik gibi sorunlara neden olabiliyor. Dolayısıyla kendinizi yavaşlatmayı öğrenirseniz ve bunu yaşamınız boyunca uygulayabilirseniz, birçok hastlığa yakalanma riskini azaltabilir, daha iyi ilişkilere sahip olup, daha uzun yaşayabilirsiniz…


Yavaşlayın; enerjiniz artacak

Böylesine hızlı bir tempoda yaşamak, sağlıksız bir şekilde nefes almaya, kesik soluklara; dolayısıyla beyin ve vücut için gerekli olan yeterli seviyede oksijenin alınmamasına neden olur. Bu da halsizliğe, bitkinliğe ve sinirliliğe yol açar... Peki enerjimizi yükseltmek için nasıl yavaşlayabiliriz? Nefesinizi burundan içinize çekerek 1'den 4'e kadar sayın. Ardından yine aynı şekilde sayarak nefesinizi burnunuzdan yavaşça bırakın. Diyaframınıza dikkat edin; nefes alırken yükselip, verirken sönmesine özen gösterin. Bunu gün boyunca aklınıza gelen her zamanda uygulayın.

Yavaşlayın; formunuzu koruyabileceksiniz

Fazla kilolarınızın sebeplerinden birinin hızlı yemek yemek olduğunu biliyor muydunuz? Tabağınızı hızlı bir şekilde silip süpürdüğünüzde, midenize "doydum" sinyalini beyne göndermesi için ihtiyacı olan 20 dakikayı vermemiş oluyorsunuz. Dolayısıyla sinyal beyninize ulaşana kadar siz ihtiyacınız olandan çok daha fazla kaloriyi almış oluyorsunuz. Ayrıca telaş ve acele yüzünden ertelediğiniz öğle veya akşam yemekleri de vücudunuzun kalorileri yağ olarak depolamasına ve kilo almanız neden olur. Peki yemek konusunda nasıl yavaşlayacağız? Yemek yerken televizyon izlemeyerek, cevapsız e-mail'lere cevap yetiştirmeye çalışmayarak; yani teknolojiyi devre dışı bırakıp yediğimiz yemeğin her lokmasını hissederek, ruhumuzu da besleyerek... Düşünsenize, eğer o son birkaç lokmayı ağzınıza atmadan önce doyduğunuzu fark edip, elinizdeki çatalı bırakırsanız, bir günde aldığız kalori miktarından 100 kalori azaltabilirsiniz; ki bu da yılda 5 kg eder.

Yavaşlayın; daha iyi bir anne olacaksınız

Eğer günleriniz bebeğinizin oyuncaklarını toplayıp, evin dağınıklığını düzene sokmak, yemekleri hazırlamak ve ev dışındaki işlerinizi halletmekle geçiyorsa; çocuğunuzu yakından tanıma fırsatını her geçen gün kaybediyorsunuz demektir. Küçük yaşlarında özellikle onlarla iletişim kurarak ilgilenmeniz gerektiğinden, işlerinizi hafifletmeli, yavaşlamalı ve vaktinizi çocuğunuza ayırmanızı tavsiye ederiz. Zaman konusunda sıkışık olmanız çok normal, ama çok kısa süreler yaratarak çocuklarınızla ilgilenmeniz mümkün. Mesela onlar kahvaltı ederken öğle yemeğini hazırlamak üzere tezgah başına geçmek yerine onlarla birlikte masaya oturun; veya onlar oyun oynarken siz de çamaşırları toplamaya kısa bir ara verin ve oyunlarına dahil olun...

Yavaşlayın; iş hayatında daha başarılı olacaksınız

İşteki projelerinizi bitirmek için acele etmek, ardı ardına toplantılara girmek ve aynı anda birçok işi üzerinize almak hem yaratıcılığınızı, hem de üreticiliğinizi yok edecektir. Bu kadar çok işi aceleyle halletmeye çalışmak, derin düşünme yetinize izin vermeyecek, böylece çözüm üretmenizi engelleyecek; hatta hatalar yapmanıza neden olacaktır. Peki iş hayatında daha verimli olmak için nasıl yavaşlamalı? Öncelikle bitirmeniz gereken işlere karar verin ve sıralayın; kendinize sorun "İlk önce hangisini yapmalıyım?". Bu şekilde her işe ayrı odaklanarak, birini başarıyla tamamladıktan sonra diğerine odaklanın.

Bu Blogda Ara

Çok Okunanlar

r2d3 Dergi. Blogger tarafından desteklenmektedir.