Hayat Bilimi

Yatakları ayırmak ilişkiyi uzatır mı?


Dünyada evli çiftler arasında yayılan yeni bir trend var: Ayrı yatak odalarında uyumak! Geçmişte, yatakları ayırmak boşanma habercisi sayılırken, günümüzde ayrı yatmayı evliliğin devamı için şart koşanlar bile var!

Diyelim ki, evlenmeye karar verdiniz. Söz, nişan faslını atlattınız. Evinizi düzmeye başladınız... Ve sıra geldi yatak odasına! Müstakbel eşiniz diyor ki; "Ben kendim için ayrı bir yatak odası istiyorum hayatım!" Önce espri sanıyorsunuz. Ama sonra, durumun ciddiyetini kavrıyorsunuz. Peki, bu durumda ne yaparsınız? Önce bir afallarsınız değil mi?


Ne demek istiyor bu adam şimdi diye içinizden geçirebilir, sonra da bunu dile dökebilir, olay çıkarabilirsiniz. Şaşırmakta elbette haklısınız, siz şimdi kim bilir durumu ne sandınız? Ancak, bunun yurt dışında yayılan yeni bir trend olduğunu bilmelisiniz. Hatta genellikle kadınların bu konuda daha ısrarcı olduğunu da belirtelim! Buna şaşırmamalı değil mi? Söz konusu bir trend ise kadınların uymadıkları bir alan yok!

Uyku meselesi mi?

Yıllardır çiftlerin ayrı yataklarda uyumaya başlamasını, kötü giden ilişkiye ya da boşanmaya yorardık. Öyleyse, nasıl ve nereden çıktı bu trend?

Öncelikle, "Evliliğinizde ilk günkü heyecanı korumak istiyorsanız, yatakları ayırın" diye olaya yaklaşanlar var. Sosyologlar ise, bu trendin gelişmesinde özellikle horlama, uyku alışkanlıkları ve yeni doğmuş bebeğin ağlama sesi gibi etkenlerin rol oynadığını söylüyor. Çünkü pek çok çift, günümüzde yoğun ve stresli işlerde çalışıyor. Çalışma saatleri de değişiklik gösteriyor. Üstelik aynı evin içinde kimi televizyon izlemek isterken, kimi geç saatlere kadar internet başında vakit geçirmeyi tercih edebiliyor. Bu da geceleri bile bir arada bir şeyler yapmayı engelliyor. Ayrı yatmak ise hem özlemi getiriyor hem de evli çiftlere kişisel özgürlük sunuyor. Yani daha kaliteli uyku ve herkesin kendine özel bir beden saati ve biyoritmi olması bu trendi bir yandan daha meşru kılıyor.

Uyku konusunda da ciddi araştırmalar var. Uykusuz bireylerin mutsuz olduğu, mutsuz insanların evliliğinin de kötü gittiği söyleniyor.

Dr. Sabri Derman; "Partnerimiz uykumuzu olumsuz etkiliyorsa yataklar ayrılabilir, yoksa beraber uyumak dayanılmaz bir azap olur. Ancak uykusuzluğa sebep olan unsurları ortadan kaldırmak çok daha akıllıca bir çözüm" diyor. 

Maksat trend olsun
Herkes olaya bilimsel açıdan yaklaşmıyor! Bu trendi sırf yeni bir moda olduğu için başarılı bulup uygulayan çiftler; gece yollarını ayırmadan önce yine birlikte oluyor, birbirlerine sarılıp vakit geçiriyor ancak uyumaya karar verdiklerinde kendi yataklarının yollarını tutuyor... Bu durum, bu çiftler için gayet normal ve evliliklerini tehlikeye attıklarını düşünmüyorlar. Ancak, Psikiyatr Serdar Serdaroğlu, yatak ayıran çiftlerin cinsel hayatlarının mutlaka bu durumdan olumsuz etkileneceğini söylüyor.

Araştırmalar da Serdaroğlu'nu destekler nitelikte. Ayrı yataklarda yatmak olgun evlilikler için sorun yaratmıyor ancak yeni evli çiftleri birbirinden uzaklaştırabiliyor. Zaten ülkemizdeki erkekler de bu trende uyum sağlamak konusunda epey endişeli... Sadece arada bir, özlemek adına ayrı yatmayı ise normal karşılıyorlar. Trende ılımlı bakan ise kadınlar.

SIRA AYRI EVLERDE
Şu anda Avrupa ve Amerika'da pek çok çift, bireyselliğini koruma altına alıyor ve ayrı yataklarda yatmayı normal karşılıyor. Öyle ki, mühendisler artık evli çiftlerin iki yatak odası ve banyo talebiyle kendilerine başvurduklarını söylüyor! Hatta 2015'te evlerin yüzde 65'inin iki yatak odalı dizayn edileceği belirtiliyor.

Bu trendin bize sıçrayıp sıçramayacağı muamma! Ancak ayrı yataklar, ayrı odalar derken, ayrı evler şeklinde de bir trend yayılırsa hiç şaşırmayacağız. Hülya Avşar ve Candan Erçetin, "herkesin ayrı birer evi olmalı" diye boşuna öngörmemişler zamanında. "Bugün eşime gideceğim, bana yemek yapacak şekerim" diyen kadınlardan olabiliriz ileride...

Peki, günümüzde insanların birbirine olan toleransı iyice azalmışken, boşanma oranları iyice artmışken acaba ayrı yataklarda yatmak evlilikleri kurtarıcı bir etken olabilir mi? İnsan ayrı yataklarda olunca birbirini daha çok özler, ilişkiler de mutlulukla donanır mı? Bir de kamuoyu yoklaması yapalım, konuyu tartışalım dedik!


SERDAR SERDAROĞLU (Psikiyatr)

"Temas olmadan ilişki olmaz"


Bu trendin evliliğe ancak zararı olabilir diye düşünüyorum. Elbette kimi durumlarda çiftlerin yatak ayırdıkları oluyor. Yaşlılık, uykusuzluk, hastalık ya da geçmişte yaşanan kızgınlık, öfke, boşanmak istemek ama ayrılamamak yatak ayırmaya neden oluyor. Ancak bir ilişkide en önemli şeyin temas olduğunu düşünürsek, yatakları sırf trend olduğu için ayırmak son derece mantıksız. Bir ilişkide görme, işitme ve dokunma yani temas çok önemli. Temas duygusunun olmaması, ilişkiyi yoksun kılar, ilişkide ciddi bir eksiklik yaratır! Gaz çıkarma, horlama gibi sorunlar ise birbirini gerçekten seven çiftlerin hayatında sorun yaratmaz.

Şu da unutulmamalı ki; çiftlerin aynı odada yatması günümüzde kültürel bir ritüel. Yüz yıl sonra tek yatmak normal olabilir, ama şu anda böyle bir şeyi doğru bulmuyorum!


DR. SABRİ DERMAN (VKV Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Kliniği Direktörü)

"Kaliteli uyku için yatak ayrılabilir"


Yatak ayırmanın en önemli sebebi uykusuzluk ve bu çerçevede bu ayrılığı yadırgamıyorum. Çünkü uyku sağlığı, en az beslenme sağlığı ve cinsel sağlık kadar olmazsa olmaz bir fizyolojik gereksinim. Beynin iyi çalışması için uykumuzu almamız şart. Ve uyumlu mutlu çiftler için cennetten çıkma olan yatağımız, gerek ilişkilerimiz kötüyse, gerekse partnerimiz uykumuzu olumsuz etkiliyorsa dayanılmaz bir azap kaynağı olur. Yatakları ayırmak da artık kaçınılmazdır!

Ancak ben hekim olarak uyku sorunlarının, özellikle horlamanın tedavi edilmesinin hem kişinin hem de ilişkinin sağlığı açısından şart olduğunu düşünüyorum. Yatakları ayırmak yerine, bu soruna çözüm bulmak çok daha mantıklı. Zaten uyumlu çiftler oda ayırmaz, belki yataklarını ayırıp yan yana, kendileri için en rahat bitişik şiltelerde ve yastıklarla uyurlar... Geçinmeye gönlü olmayanlar ise önce yatağı, sonra odayı, sonra evi ayırırlar. 



Bu Blogda Ara

Çok Okunanlar

r2d3 Dergi. Blogger tarafından desteklenmektedir.