Uzaylıların Dünyasına Mesaj Gönderme Düşüncesi Ne Denli Mantıklıydı? - Erkekcom

Hot

Post Top Ad

Uzaylıların Dünyasına Mesaj Gönderme Düşüncesi Ne Denli Mantıklıydı?

Ekim ayında radyo dalgalarıyla uzaya gönderilen ve tanınmış sanatçıların müzik parçalarından oluşan mesajların gelişmiş medeniyete sahip uzaylılar tarafından alınması, dünyalılar için sorun teşkil edebilir.
Dünyadan yayınlanan güçlü bir radyo iletimi 2030 yılında olası yaşam alanı bulunan, 12.4 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir dış gezegene ulaşacak. Eğer bu iletimi alacak uzaylılar varsa orada, onlar için tam bir ziyafet olacaktır. Zira gönderilen veri yayını sarmalında dünyanın en iyi elektronik müzisyenlerinin kısa klipleri bulunuyor. Kısmen sanat çalışması, kısmen bilimsel bir çalışma.

Fakat gezegen dışı yaratıklarla ilgili somut anlamda hiçbir bilgiye sahip olmadığımızı düşünecek olursak, acaba dikkatlerini üzerimize çekmeli miydik diye düşünmeden de edemiyoruz.

Ekim ayında İspanyol Sonar elektronik müzik festivali esnasında bir uzay ajansının radyo anteni 3 gün boyunca gök yüzüne tutularak, festivalden kısa müzik yayınları GJ 273 adı verilen kızıl cüce yıldıza gönderildi (Diğer adıyla Luyten’in Yıldızı). Bu yıldız, bilinen iki gezegene ev sahipliği yapıyor. Bunlardan birinde (GJ 273b) hayat bulunması ihtimali söz konusu.

Benzer işlem 2018 yılı Nisan ayında da yapılacak ve 33 sanatçının 15 çalışması daha gönderilecek gezegene. İlk yayın esnasında gönderilen 10 saniyelik parçaları bu adrestendinleyebilirsiniz.

Her şey iyi güzel de, acaba bunu yapmak iyi bir fikir miydi? Görüntü itibariyle zararsız, eğlenceli bir etkinlik gibi olsa da, sıfır risk taşıyan bir etkinlik olduğunu söyleyemeyiz. Uzaylılar bu sinyalleri alıyor olabilirler. Ve bunlara nasıl tepki vereceklerini bilmiyoruz. Yapılan işin biraz gereksiz, hatta düşüncesizce olduğunu düşünmeden edemiyoruz.

Ama METI adlı kar amacı gütmeyen kuruluşun başkanı olan Douglas Vakoch böyle düşünmüyor. Ona göre 'Sonar Çağrısı', bazı temel yıldızlar arası iletişim prensiplerinin test edilmesi ve geliştirilmesi için iyi bir yöntem. Aynı zamanda insanların, METI’nin misyonu ile ilgili olarak eğitilmesinde de faydalı olacak. Üstelik gerçekten uzaylı var mı yok mu, bunu da görmüş olacağız.

Hayvanat Bahçesi Hipotezi adı verilen Fermi Paradoksu’nun bir çözümünü test ediyoruz diyor Vakoch. “Hayvanat Bahçesi Hipotezi’ne göre , belki de gezegen dışı varlıklar bizim düşündüğümüzden çok daha yaygın haldeler. Hatta yakınımızda bulunan yıldızlarda bile gelişmiş toplumlar yaşıyor olabilirler. Kısacası onlar zaten buradaydılar ve yaptıkları tek şey, tıpkı bizim hayvanat bahçesindeki hayvanları seyretmemiz gibi bizi izlemek.”

Vakoch’a göre bu işlemin diğer bir amacı ise birden fazla yıldızda benzer  işlemin tekrarlı olarak gerçekleştirilebileceği bir sistem geliştirmek. “Bu hazırlık, gönderdiğimiz mesajların geliştirilmesi, EISCAT gibi kullanılabilir tesisler üzerinden kodlanarak iletilmeleri ve mesajların arşivlenerek gelecek nesillerin gönderdiğimiz şeylerle ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlayarak, ilk cevabı ne zaman alabileceğimize dair bir öngörüde bulunmalarına yardımcı olmayı içeriyor” diyor Vakoch. “Eğer METI astronomları, GJ 273b’den çeyrek yüzyıl içerisinde gelecek bir cevap için beklemeye teşvik edecek uzun vadeli bir düşünce biçimine neden olacak organizasyonel alt yapıyı oluşturmada başarılı olabilirse, uzaylılardan herhangi bir cevap almasak bile bu proje önemli bir başarı olacaktır.”

Vakoch’un uzaylılara mesaj göndermeme ile ilgili düşüncesi şöyle: “Günümüz dünyasında korkacak çok şeyimiz var. Milletler birbirine düşman. Çevremizi yok ediyoruz. Varlığımıza yönelik en büyük tehdidin, sırf sessiz kalınarak tehditlerinden emin olabileceğimizi düşündüğümüz bir takım kötü niyetli uzaylılar olduğunu düşünmek, biraz avuntu gibi geliyor bana. Keşke GJ 273’e belirli bir maksada yönelik mesajlar göndermemenin insanlığın  daha emniyetli bir yaşam sürdürmesini sağlayacağına inanabilseydik ama, maalesef.”

Post Top Ad