DAICO konsepti ile demokratik ICO’lar - Erkekcom

Hot

Post Top Ad

DAICO konsepti ile demokratik ICO’lar


Kripto para ekosisteminin projelere fon toplayabilmek için geliştirdiği ICO konsepti çoğu zaman dolandırıcılıkla veya tamamlanamayan projelerle adını kötü şöhretten kurtaramadı. Ancak DAICO konsepti bu durumu tamamen değiştirecek gibi.

DAICO nedir?

Geçtiğimiz Ocak ayında Vitalik Buterin tarafından ortaya atılan DAICO fikri, ICO fon toplama sistemine DAO modellerinin belirli özelliklerinin entegre edilmesi ile geliştirilen yeni bir sistem.
Konseptin amacı; geliştiricilerin kaydettikleri ilerlemelerden yatırımcılar memnun kalmaz ise demokratik bir oylama ile otonom olarak fonların yatırımcılara geri dönmesini ve böylece yatırımcılarında projenin geliştirilmesi aşamasında söz sahibi olarak biraz daha kendilerini güvende hissetmeleri sağlamak.
DAICO konseptini uygulayan projelerde geliştiriciler biraz daha hesap verebilir pozisyonda olarak daha şeffaf bir geliştirme ve yönetim süreci planlanmış oluyor. Karşılıklı güveni daha sağlam temellere oturtuyor.

DAICO nasıl çalışır?

DAICO’lar geliştirilen projenin katkı aşamasında ki akıllı sözleşmeler olarak işlev görüyorlar.
DAICO sözleşmesinde projeye katkıda bulunmak isteyen yatırımcılar projenin kripto parası karşılığında fon sağlıyorlar. Toplu satışlar bittikten sonra sözleşme başka yatırımcıların dışarıdan krito para satın alarak projeye dahil olmasını engelliyor. Bu sözleşmeler içerisinde programlanabilir değişkenler mevcut.
Örneğin proje başladıktan sonra geliştiricilerin proje ilerledikçe toplu satıştan elde edilen fonları ne şekilde ne miktarda çekebilecekleri belirlenip programlanabilir. DAOların otonom birer demokratik organizasyon olmasından kaynaklı, dışarıdan herhangi bir müdahale durumuna karşı da tamamen güvenli bir ortam oluşuyor. Yatırımcılar, fonların geliştiricilerin kullanımına açılması, belirli dönemlerde aktarılacak fon miktarı gibi durumları oylayarak karar verebiliyorlar.

DAO’ların hangi öğeleri eklenebilir?

DAOlardan alınan 3 temel öğe mevcut. Öncelikle merkezi bir geliştirici takım tamamen güven telkin edemez. Bu sebeple fonların proje ilerledikçe geliştiricilere transferinin yatırımcılar tarafından demokratik bir şekilde karara bağlanması fikri en önemlisi.
İkincisi, finansmanın toplu olarak serbest bırakılması yerine zamana yayılması için bir mekanizma olması. Ve son olarak katkıda bulunan yatırımcıların proje ilerlemiyor ise kalan fonları geri alabilmek için oylamaya gidebilmesi.

ICO’dan farkı ne?

En temel fark, geliştiricilerin fonlara erişimi. Günümüz ICOlarında toplu kripto para satışı tamamlandıktan sonra geliştiriciler toplanan bütün fonların yönetimine sahipler. Geliştiriciler projelerinde elle tutulur bir ürün çıkartana kadar gereken fonları hesaplamak zorunda. Böyle durumlarda geliştiriciler fonları proje içerisinde hangi konuda kullanacaklarına kendileri karar veriyorlar. DAICO’larda geliştiricilerin proje üzerinde ki aşamalarına göre fonlar yatırımcıların kontrolünde serbest bırakılıyor.

ICO’ya göre avantajları neler?

Yatırımcıların eline proje üzerinde daha fazla kontrol olmasını sağlıyor. Katkıda bulunan yatırımcılar projenin geliştirilme aşamasında daha fazla söz sahibi. Proje, taahhüt edilen ya da istenilen gibi ilerlemiyor ise yatırımcı parasını geri alıp projeden ayrılabilir.
Bu özellik birçok sefer haberlerine rastladığımız, tamamlanmamış hatta hiç başlanmamış ICO’ların geliştiricilerinin, toplanan fonları alıp kaçmasına engel oluyor.
Akıllı sözleşmeler sayesinde belirli sürelerde belirli miktar fonun serbest kalması yöntemi, ICOların korkulu rüyalarından %51 saldırısına karşıda bir kayıp önleyici olarak çalışıyor. Böyle bir saldırı gerçekleşse bile saldırıyı düzenleyen kişi en fazla o dönem serbest bırakılmış fon kadar bir zarar verebilir ki bu zarar da fonların serbest bırakılmasını bir zaman sayacına bağlayarak ( saniyede en fazla 5 koin aktarılabilir gibi) en aza indirgene bilir.
Bir ICOda milyon dolarlarca fon toplanabiliyor. Geliştiricilerin eline böyle büyük miktarda fonun bir anda geçmesi proje üzerinde ki motivasyonlarını farklı yerlere kaydırabiliyor ve proje etkinliği azalıyor. DAICO modelinde ekibin ürünü hayata geçirme motivasyonu projenin ömrü boyunca sürdürülebilir.

DAICO’larda potansiyel sorunlar neler olabilir?

Her yeni konseptte olduğu gibi DAICO’larda da sorunlar olabilir. Öncelikle geliştiricilerin elinde yüklü miktarda projeye ait kripto para mevcut ise yatırımcılardan sadece az sayıda kişiyi etkileyerek oylamaları kendi lehlerine çevirerek daha fazla fonun serbest bırakılmasını sağlayabilirler.
Yatırımcıların konu hakkındaki bilgi ve eğitim seviyeleri de önem taşıyor. Projenin kripto parasının piyasa değerinin yükselmesi veya düşmesi gibi durumlarda duygusal kararlar vermek yerine proje yararına kararlar verebilecek kişiler olmalıdır. Karar verme aşamasında tek etken projenin kendisi olmalıdır.
Son olarak katkıda bulunan yatırımcılar DAICOnun sağladığı demokratik ortama tamamen güvenip hiçbir karar aşamasına katkıda bulunmamaları, oylamalarda çoğunluğun sağlanamaması ve projenin zayıflaması ile sonuçlanabilir.

Bir DAICOnun karakteristik özellikleri nelerdir?

Bu konsept daha hiç uygulanmadığı için söylemek zor. Ancak önümüzde bu konsepti uygulamayı planlayan bir DAICO mevcut. Oyun geliştiricileri ve oyuncular için anti merkezcil bir platform kurmayı hedefleyen The Abyss, bunu DAICO konsepti ile başarmayı planlıyor. The Abyss’in DAICO kurallarına bir bakalım:
  • Proje ile ilgili fon akışının süresi ve hızının oylanmasına sadece geliştiriciler karar verebiliyor.
  • Kötüye kullanma durumlarını önüne geçebilmek için fon akışının hızı veya miktarı ile ilgili düzenlemelerin max-min limitleri mevcut.
  • Fon akışında ki değişikliklerin limitleri mevcut (iki haftada bir den fazla olamaz gibi)
  • Oylamalar için sadece yatırımcıların elinde ki kripto paralar kullanılabilir. Geliştiricilerin elinde ki kripto paralar oylamalarda geçersiz.
  • Planlanmış bir oylama çok önceden yatırımcılara bildirilir.
  • Yatırımcılar projenin sonlanmasını ister ve bu konuda oylama yapar ise proje sonlanıp kalan fonlar yatırımcılara iade ediliyor ve geliştiricilerin ellerinde ki kripto paralar otomatik olarak imha ediliyor.
Kripto para ekosisteminde sadece gelişim için çalışan Vitalik Buterin, kendisininde çoğu kez rahatsız olduğu dolandırıcılık amaçlı ICOlara bir çözüm üretmiş gibi görünüyor. Birçok hükümet ICO’ları haklı olarak tehlikeli görmüş ve kimi zaman yasaklayarak dolandırıcılara karşı önlemler almaya çalışmışlardı. Ancak doğası gereği merkezcil yapılara karşı olan kripto para ekosistemi kendi içinden çıkan fikirler ve konseptler ile bununda önüne geçmeyi başaracak.

Post Top Ad