İşyerlerimiz hakkımızda ne kadar bilgi topluyor? - Erkekcom

Yeni

Post Top Ad

İşyerlerimiz hakkımızda ne kadar bilgi topluyor?


İşyerinde sadece kameralarla gözetildiğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İşçilere ait bilgiler artık çok farklı biçimlerde toplanıyor.
1914'te Ford fabrikasında çalışıyor olsaydınız büyük ihtimalle arkanıza bir özel dedektif takılmış olur, attığınız yanlış bir adımı patrona bildirirdi.
İşçilerinin günlük ücretini 2,39 dolardan 5 dolara çıkaran (günümüz parasıyla 124 dolar) Ford, bunun karşılığında onlardan örnek vatandaş olmalarını bekliyordu.
Evinizin temiz, çocuklarınızın düzenli okula gidiyor, tasarruf hesabınızın iyi işliyor olması gerekiyordu. Fabrikada biri yanlış adım attığınızı düşünüyorsa hem terfiniz hem de işiniz risk altında demekti.

Michigan'daki Ford fabrikasında montaj bandında çalışan işçiler
Bu 'Big Brother' (gözetleyen büyük birader) operasyonunu Ford Sosyoloji Departmanı adı altında çalışan ve işçilerin evlerine ve yaşamlarına habersizce dalan dedektifler yürütüyordu. Şirket belgelerine göre bunun amacı "işçilerin sağlık, güvenlik ve rahatlığını sağlamaktı". Sağlık hizmetleri ve ev ekonomisi kursları verilmesi buna dayanak gösteriliyordu.
Bu operasyon sekiz yıl sürdü. Pahalı olması ve işçilerin itirazı üzerine sonunda vazgeçildi. Bugün çoğumuz böyle bir tutuma maruz kalmayı kabul etmez, ev düzenimizin ve kişisel ilişkilerimizin işimizle bir ilişkisi olmadığını söyleriz.
Ancak işverenlerin işçilerinin hayatını işyerinin ötesinde de kontrol altında tutma çabası devam ediyor ve dijital ortam bunu oldukça kolaylaştırıyor. Ve sizin işyerinde ve özel hayatınızdaki alışkanlıklarınızı yansıtan bu tür platformları büyük ihtimalle siz de kullanıyorsunuz.
Peki patronunuz bu verilerle ne yapabilir? Bu işin sınırı nereye kadar uzar?
İşgücü analitiği, bir şirketin personeli hakkında toplanan bilgileri özel program ve metodolji yoluyla inceliyor.

Ne puan alıyoruz?

Faaliyetlerimiz her gün bir şekilde gözetlenip puanlamaya tabi tutuluyor aslında. Aldığımız pahalı uçak bileti kredi karnemizde ortaya çıkabiliyor; sabah koşusuna ara verdiğimizde, telefonumuzdaki egzersiz uygulaması sigorta şirketiyle bağlantılıysa prim ödemelerimizin artması gündeme gelebiliyor.
İnternet üzerindeki aktivitemize bakarak Facebook nelerden hoşlandığımızı tespit edip ona uygun reklama yönelebilir.
Ayrıca insan kaynakları departmanları da işçilerini daha iyi tanımak için birçok veriye başvurabiliyor. Bilgisayarınızda her an sizi takip eden programlardan 'akıllı' kahve makinalarına kadar birçok araç kullanılabiliyor bunun için.
Uzmanlar bu sektörün 2022'de 1 milyar doları bulacağına inanıyor.
Veri toplama amaçlarından biri işçilerin ne kadar süreyle aynı işte çalışacağına dair tahmin yürütmek, böylece işe alma kararları konusunda daha isabetli olmak.
Ancak her işin tüm yönleriyle nicel ölçümünün yapılamaması bu yaklaşımın dezavantajlarından birini oluşturuyor. Örneğin daha iyi yazı yazma çabalarını tümüyle ölçmek mümkün değil. Böyle olmayınca da bu çabaların varlığı görülmüyor.
Michigan'daki Ford fabrikasında montaj bandında çalışan işçiler

Verilerde açmazlar

Araştırmalar, fiziksel aktivitelerin işe gitmeme ihtimalini azalttığını ve verimliliği artırdığını gösteriyor. Bu durum sağlıklı yaşam alanında birçok uygulama programının ortaya çıkmasına neden oldu.
İşçiler, bu tür aktivitelerden dolayı işten izin almanın kolaylaşması ve puan toplama gibi nedenlerle bu girişimlere ilgi gösteriyor.
Ayrıca işyerlerinde düzenlenen sağlıklı yaşam etkinliklerinin katılımı artırdığı ve daha düzenli kıldığı görülüyor.
Çalışanlar hakkında veri toplamak daha iyi risk idaresi ve işyerindeki sosyal davranışların cinsiyet ayrımcılığına yol açıp açmadığını anlama gibi konularda işverene yarayabilir.
Örneğin ABD merkezli Humanyze adlı şirket işçilerin email, telefon, işyeri mesajlaşma servisi gibi iletişim bilgilerinden veri topladığını, ama bunların içeriğinin okunmadığını, sahiplerinin kimliğinin bilinmediğini, yalnız mesajların sıklığı, süresi gibi bilgilerle kişilerin hangi departmanda çalıştığına dair sonuç çıkarılabileceği belirtiliyor.
Bluetooth gibi cihazlar ise insanların ofiste ne şekilde hareket ettiğini tespite yarayabiliyor. İşyeri yaka kartlarına yerleştirilen akıllı mikrofonlar yoluyla çalışanların ne kadar zamanını konuşarak geçirdiği veya ne sıklıkla müdahaleye uğradığı belirlenebiliyor.
Altı haftalık veri toplama sürecinin ardından işveren büyük resim hakkında daha iyi fikir sahibi olup, örneğin başkalarının yapmayıp da en iyi satış elemanının yaptıkları konusunda netleşip bu yolla satışlarını artırmak için yeni stratejiler belirleyebilir. Veya müdürleriyle daha iyi irtibat halindeki insanların daha verimli çalıştığını tespit edip benzer uygulamaları teşvik edebilir.
Ancak bu tür tekniklerin yararı veya bu kadar denetim içeren teknolojinin meşruluğu konusunda şüphe duyanlar da var. Ama 2015'te yapılan bir ankette, çalışanların yüzde 56'sı işverenin dağıttığı hareket takip cihazlarını takabileceğini söylüyordu.
Ayrıca bu cihazların ve telefonlarda kullanılan uygulama programlarının doğru ölçüm yapmadığı da biliniyor.

Bilgilerin korunması

Bu tür programlar kişilerin diğer sağlık bilgilerini de içerebiliyor. İşverenin bu bilgileri edinmesi ise çalışan açısından tercih edilir bir durum değil çoğu zaman.
Humanyze gibi şirketler, topladıkları verilerde kişiye özel bilgi olmadığını, bu bilgileri başka firmalara satmadıklarını iddia ediyor ve bu program içinde yer alıp almama tercihinin işçiye ait olması gerektiğini söylüyor.
Oysa şirket iyi niyetli olsa bile bu verilerin siber saldırı ile çalınıp başkalarına satılması ihtimali söz konusu.
Mayıs ayında Avrupa Birliği'nde Genel Veri Koruma Düzenlemesi yürürlüğe girecek. Böylece kişisel bilgilerin rıza olmadan kullanılması yasak olacak. ABD'de ise bu tür yasalar daha geride ve eyaletten eyalete değişebiliyor.
Öte yandan bu tür programlar için yapılan yatırımların işveren ve işçi açısından sağlık sigortası primlerini düşürmeye yaradığı iddiaları da şüpheli görülüyor. 2013'te Rand Corporation tarafından yapılan bir araştırma, bunların işverenin sağlık alanında yaptığı harcamalara pek etkisi olmadığını gösterdi.
Londra'daki Somerset House'da 'Büyük Veri Sergisi' vesilesiyle sosyal medyadaki paylaşımların verileri anında duvara yansıtılıyor.
Ancak bu teknolojilerin yararı olsa bile işçilerin mahremiyet hakları ve beklentileriyle denge oluşturması gerekiyor.
Black Mirror adlı dizinin bir bölümünde geleceğe yönelik tüyler ürperten bir uyarı yer alıyordu. Instagram benzeri bir sosyal medya platformundaki paylaşımlarına göre kişilere belli puanlar veriliyor ve hayatları bu puanlara göre şekilleniyordu.
Bu öngörülere benzer biçimde, alışveriş alışkanlıklarından okunan kitaplara kadar çeşitli kaynaklardan verilerin toplandığı zorunlu Yurttaş Puan Kartlarının 2020'de Çin'de kullanıma gireceği bildirildi.
Mevcut yasal düzenlemeler şimdilik kötü niyetli girişimlere büyük ölçüde izin vermiyor. İşçinin yararına olabilecek ve aynı zamanda verimliliği artırabilecek girişimler de olabilir. Buna ancak onların rızası alındıktan sonra başlanması ve dahil olmayanlara karşı ayrımcılık uygulanmaması, toplanan verilerin ise belli bir süre için saklanması gerektiği belirtiliyor.

Post Top Ad